Hoca o aralar paraya sıkışmıştır. Bir vatandaş gelip hoca ya: “şeytan nerede yaşar” diye sormuş. Hoca cevabı bilmez ama vatandaşı cevapsız bırakmamak için soruyu cevaplar. Adam giderek Hocayı soru yağmuruna tutmuş ve sonunda hoca ya: “hocam peki şeytan ne yer” diye sorar. Hoca da: “eğer benim gibi parası yoksa zıkkımın kökünü yer” demiş.
Fıkra Cenneti
Saturday, July 9, 2011
Erkekler
Hoca bir gün camide vaaz veriyormuş hepte erkeklerin humarcı olduklarını, içkici olduklarını, yoldan çıkmış olduklarını falan anlatıyormuş. Oturanlardan birisi de:
- “Ya hoca bunların hepsini biz yapıyoruz da kadınların hiç bir suçu yok mu?”
demiş. Hoca kızgın:
- “Duruuun sayfayı çevireyim onlarında a…na koyacam”
demiş.
Ben Olsaydım
Akşam geç saatte eve gelen Hoca pencerede bir karaltı görür. Hanımına sus işareti yaparak tüfeğini doğrulttuğu gibi ateşler. Eve girerler, bir de bakarlar ki ateş ettikleri Hocanın cüppesi… “Hanım ucuz kurtulduk. Ya içinde ben olsaydım!” der.
Onayla Açıldı
Onayla Fıkra sitesi açıldı tüm internet dünyasına komik günler. Gülmek için dogru bir mekan oldugundan emin olabilirsiniz. Tüm içerik kullanımı serbesttir.
Friday, July 8, 2011
10 Sene Öncesi
Hoca ya yaşını sorarlar, “Kırk” diye yanıtlar, “Tam kırk!”
On sene sonra aynı soruyu yine “Kırk” diye yanıtlayınca:
“E hocam, on yıl önce de kırk yaşında olduğunu söylemiştin” demişler. Hoca hiç bozmadan:
“Evladım, ne bileyim on sene öncesini!” diye yanıtlar.
Kedi Nerede?
Hoca nın canı et yemeği istemiş bir gün. Kasaptan iki kilo et alıp evine götürmüş.
- Akşama güzelce pişir bunları, demiş hanımına. Ne var ki o gün eve hanımı misafirleri gelmiş. Kadıncağız eti pişirip onlara ikram etmiş. Akşamda bir tarhana çorbası çıkarmış. Hoca nın önüne.
- Et nerde demiş Hoca. Kadın doğruyu söyleyeceğine bir yalan kıvırmış.
- Eti kedi yedi, demiş.
- Getir şu kediyi bakalım demiş Hoca. Sonra teraziyi çıkartıp kediyi tartmış. Bakmışlar ki tam iki kilo geliyor. Hoca hanımına sormuş:
- Peki hanım demiş, kedi bu ise bizim et nerede? Et buysa kedi nereye gitti?
Kırk Akçelik Balta
Nasreddin Hoca evine sık, sık ciğer getirdiği halde bir türlü onları yemek kendisine nasip olmaz. Her seferinde hanımı :
- Kahrolası kedi ciğeri yedi.
- Hınzır hayvan ciğeri yemiş.
- Canı çıkasıca sarman kedi ciğeri aşırmış, diye bahaneler uyduruyormuş.
Bir gün dayanamamış Hoca. Hemen bir kenarda duran baltayı kapıp, mutfak dolabına yerleştirmiş. Hanımı:
- Ne yapıyorsun Hoca demiş, baltanın dolapta işi ne? Hoca cevap vermiş:
- Hanım hanım, sen bizim kediyi hâlâ tanıyamamışsın. Üç akçelik ciğere tenezzül eden hayvan kırk akçelik baltayı bırakır mı sanıyorsun?.